BiTaksi & Getir Kurucusu Nazım Salur:

“Müşteri hizmetlerimizle daima ulaşılabilir olmayı çok önemsiyoruz.”

Dünyada henüz benzeri bulunmayan bir model olarak hayata geçen Getir, mağazadan ürünü almak yerine, kendi stoklarından tedarik ettiği ürünleri müşteriye dakikalar içinde ulaştırma hedefiyle yola çıktı.

ürünler, kredi kartı ile kolay bir şekilde sipariş verilerek kısa bir zamanda tüketiciye ulaşıyor. Siparişler Getir’in kendi kuryeleriyle geliyor, siparişin durumu haritadan canlı olarak izlenebiliyor.

5 sene önce kurulan, en başarılı yerli girişimlerden biri haline gelen, mobilde doğan ve yaşayan bir marka olan BiTaksi’nin kurucusu Nazım Salur, yeni girişimi Getir’i lanse etti.

Getir, bebek bezinden cep telefonu şarjına, kadın çorabından çikolataya, kedi-köpek mamasından deodoranta yaklaşık 200 çeşit ürünü 7/24 bulunduğunuz noktaya getiriyor. Siparişler Getir’in kendi kuryeleriyle geliyor, haritadan canlı olarak izlenebiliyor. İlk olarak İstanbul Avrupa yakasında Haliç’ten Sarıyer’e kadar olan bölgede hizmet vermeye başlayan Getir kısa bir sürede İstanbul’un genelinde hizmet vermeyi amaçlıyor.

Getir’in BiTaksi’nin başarısı üzerine kurulu olduğunun altını çizen Nazım Salur, İki girişimin de mobil alanda olmasının büyük bir avantaj sağladığının Mobil müşterinin davranış biçimleri birbirlerine birçok konuda yakınlık gösterebiliyor. Dolayısıyla birindeki tecrübeniz öbürünü oluştururken işe yarayabiliyor. Daha önce yapılmayanı yapıp başarılı olmak da yeni bir serüvene çıkarken daha cesur olmanızı sağlıyor.

“Getir, müşteri alışkanlıklarını tamamen değiştirecek. Tüketiciye ihtiyacı, anında ulaşacak ve 7/24 hizmet verecek.

Türkiye’de de yatırımcıların ilgi odağında olan bu mobil girişimler, “talebe bağlı olarak hizmeti kullanıcının ayağına getirme” prensibiyle faaliyet gösteriyor. Bitaksi ile Türkiye’deki “on demand mobile” girişimlere öncülük eden Nazım Salur, şimdi de yine sadece mobilden hizmet veren, lokasyon bazlı girişimi Getir ile gündemde.

Hedefte Moskova ve Londra pazarları var. “Getir’i ise Türkiye’de büyütmeyi ve yurt dışına taşıyıp Türkiye’den de başarılı girişimlerin çıkabileceğini tüm dünyaya göstermeyi hedefliyoruz. İki hece beş harfli “Getir” gibi Türkçe bir kelimeyi dünyaya öğretmek ve sevdirmek istiyoruz. “

BiTaksi’ye kayıtlı 12 bin aktif taksi sürücüsü ve 2,8 milyon kullanıcyla .

Getir ise yaklaşık 1000 kişiye istihdam sağlıyor. Mart 2018 itibariyle de toplam 4 milyon sipariş rakamına ulaştık.

BiTaksi & Getir Kurucusu Nazım Salur

Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Yaklaşık 25 senedir girişimciyim. İlk teknoloji girişimim olan BiTaksi’yi 5 yıl önce kurdum. BiTaksi’den 2 yıl sonra da ikinci teknolojik girişimim olan Getir’i kurdum. Temel motivasyonum halkımıza iyi hizmet verecek teknolojik uygulamalar yapmak ve Türkiye’den çıkan başarılı teknolojik girişimler oluşturmak.

Getir’le daha önce örneği olmayan bir girişime imza attınız. Cesur, aynı zamanda riskli bir girişimdi. Başarısını neye bağlıyorsunuz?

Getir’in hikayesi BiTaksi’nin başarısı üzerine kurulu. İki girişimimizin de mobil alanda olması bizim için bir avantaj oldu. Mobil müşterinin davranış biçimleri birbirlerine birçok konuda yakınlık gösterebiliyor. Dolayısıyla birindeki tecrübeniz öbürünü oluştururken işe yarayabiliyor. Daha önce yapılmayanı yapıp başarılı olmak da yeni bir serüvene çıkarken daha cesur olmanızı sağlıyor.

Getir’i yurt dışına açmayı planlarınız olduğunu biliyoruz. Bu konuda ne gibi çalışmalarınız var?

Getir’i bu senenin sonuna kadar en az 1 yurtdışı şehrine açmak planlarımızın arasında. Ciddiyetle araştırdığımız pazarlar arasında Moskova ve Londra var.

BiTaksi ve Getir’in ulaştığı son durum hakkında rakamlar paylaşabilir misiniz?

BiTaksi’ye kayıtlı 12 bin aktif taksi sürücüsü var. Uygulama, 2,8 milyon kullanıcı tarafından indirildi. 2017 yılı boyunca 6 milyon toplamda ise 15 milyonun üzerinde yolculuk yaptık.

Getir ise yaklaşık 1000 kişiye istihdam sağlıyor. 2,6 milyon kullanıcı tarafından cebe indirildi. 2017 yılı sonunda toplam 3 milyon, Mart 2018 itibariyle de toplam 4 milyon sipariş rakamına ulaştık.

BiTaksi ve Getir dışındaki projelerinizden kısaca bahseder misiniz.

Hayata ne kadar dokunduğumuzu fark ettiğimizde kendimize dedik ki Getir olarak damacana suda bir fark yaratabiliriz. İstanbul’un her yerine ortalama 10 dakikada, pazar günü 7/24, damacana suyu götürebiliriz. Bu düşünce ile Kuzeyden markalı suyumuzu kendi ürünümüz olarak piyasaya çıkarttık ve Getir üzerinden satışına başladık. İlk olarak 19 litrelik BPA’sız damacanalarda satışa sunduğumuz Kuzeyden o kadar beğenildi ki hemen 0,5 litre, 1,5 litre ve 5 litre pet şişe olarak da ürettik. Kısacası bir girişimin içinden başka bir girişim doğdu diyebiliriz.

Gelecek dönem hedefleriniz nelerdir?

BiTaksi için en önemli ve hiç değişmeyecek olan hedefimiz sürekli olarak hizmet kalitemizi artırmak. Öncelikli olarak müşterilere hem kalite hem de bulunurluk açısından daha da iyi hizmet vermek istiyoruz.

Getir’i ise Türkiye’de büyütmeyi ve yurt dışına taşıyıp Türkiye’den de başarılı girişimlerin çıkabileceğini tüm dünyaya göstermeyi hedefliyoruz. İki hece beş harfli “Getir” gibi Türkçe bir kelimeyi dünyaya öğretmek ve sevdirmek istiyoruz.

Bir internet girişiminin başarılı olması için en temel kriterler nelerdir sizce?

İnternet alanında özellikle mobil olmak üzere ticaret çok daha fazla pazar payı alarak büyüyecek. İyi bir fikir bulmak, dünyayı takip etmek, tutkulu bir ekiple mücevherci titizliğinde çalışmak ve ısrarcı olmak gerek. Ayrıca doğru zamanda, doğru bütçeyle işe başlanılması da çok önemli. Girişimcilerin bugün en önemli yanlışı bence girişimlerin gerçek ihtiyaçlarının epeyce altında fonlarla işlere başlamaları. Yetersiz miktarda yatırımla yola çıkan girişimciler pazarlama, tanıtım gibi önemli konularda çok çekingen ve korkak davranmak zorunda kalıyor ve bu nedenle aslında belki de başarılı olacak birçok girişim hedefine ulaşamıyor.

Müşterilerinizle iletişim kurmak için hangi kanalları kullanıyorsunuz?

Müşterilerimizle iletişimi ağırlıklı olarak uygulama üzerinden, sosyal medya kanallarımızdan ve müşteri hizmetlerimiz aracılığıyla kuruyoruz. Müşterilerimizin talep, istek ve geri bildirimlerini ve 7/24 çalışan müşteri hizmetlerimizle daima ulaşılabilir olmayı çok önemsiyoruz.

Çağrı Merkezi sektörü hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Satış sonrası servis ülkemizde çok değerli ve tüketiciler buna çok önem veriyor. Çağrı merkezleri de tüketiciyle bire bir iletişim halinde olan ve genelde problem çözmeye yönelik hizmet veren bir sektör. Bir çağrı merkezini kimse hal hatır sormak için aramaz. Problemi olan, şikayeti olan, o anda sinirli olan tüketiciler arar. Dolayısıyla dert dinleyen ve çözüm arayan bir sektör. Tüketiciyi anlamak, teskin etmek ve sakinleştirmek, problem yaşayan kişiyle empati kurmak çok önemli. Dolayısıyla çağrı alan arkadaşların işi oldukça zor.