CİSCO GENEL MÜDÜRÜ CENK KIVILCIM:

CİSCO GENEL MÜDÜRÜ CENK KIVILCIM: “Her işletmeye tek çözüm sunan çağrı merkezlerinin devri kapandı.”

BT ve ağ teknolojileri konusunda dünya lideri olan Cisco, Türkiye’de kamu, ticari pazarlar, servis sağlayıcılar, finans ve büyük işletmeler olmak üzere 4 alanda varlık gösteriyor. Şirketlerin dijital dönüşüm sürecinde ihtiyaç duydukları ürün, çözüm ve hizmetleri sunan Cisco Türkiye, güvenlik, iş birliği, dijitalleşme, bulut/büyük veri, enterprise networking, kurumsal sosyal sorumluluk olmak üzere 6 alana odaklanıyor. Dijitalleşme ve inovasyonu merkezine alan ve yatırımlarına bu doğrultuda yön veren Cisco Türkiye’nin yönetimi ise 2014 yılından itibaren Cenk Kıvılcım’a emanet.

Kariyerine Siemens’de satış mühendisi olarak başlayan, sonrasında Alcatel Lucent (ALU) bünyesinde Nijerya ve Gana Kıdemli Ülke Müdürlüğü, Güney Africa Carrier Satış Direktörlüğü ve Avrupa ve Güney Bölgeleri Export, Access ve Data Direktörlüğü gibi pek çok liderlik görevini üstlenen Kıvılcım, Alcatel Lucent’da ALU Teletaş Başkanı ve Türkiye Azerbaycan Bölgesinin Lideri olarak görev yaptı. Son 4 yılda ise Cisco Türkiye’nin Genel Müdürü olarak ülkemizin dijitalleşme sürecini tamamlamaya yardımcı olacak hedefler doğrultusunda önemli çalışmalara imza attı. Önümüzdeki 10 yıl içinde özel sektörde dijital dönüşüm 23.8 trilyon dolar katma değer yaratacağını ve Türkiye’nin bu değerden alacağı payın sadece yüzde 1 olduğunu vurgulayan Cenk Kıvılcım, bu oranı artırmak için güçlü olduğumuz sektörlere odaklanılması gerektiğini, bu nedenle Cisco olarak Türkiye’nin de güçlü olduğu lojistik, taşımacılık, üretim ve enerji sektörlerine odaklandıklarını belirtiyor.
Cisco Türkiye Genel Müdürü Cenk kıvılcım, Cisco’nun Türkiye’deki faaliyetleri, dijitalleşme sürecindeki çalışmalarının yanı sıra, bilgi teknolojileri ve çağrı merkezi sektörüne yönelik değerlendirmelerini bizimle paylaştı.

Cisco’nun Türkiye’deki faaliyetlerinden bahseder misiniz? İleriye yönelik hedefleri nelerdir Türkiye’de?

Geçtiğimiz 21 yılda, Cisco Türkiye, yaklaşık 600 yerel ortağın ekosistemi ile bilgi temelli bir ekonominin inşasına aktif olarak katkıda bulundu. Türkiye’de ülkemizin dijital gündemini desteklemek ve ülkeyi dönüşüm projelerine dönüştürerek dijitalleşmesini tamamlamaya yardımcı olmak temel hedefimiz oldu, olmaya da devam edecek. Cisco’nun araştırmasına göre, önümüzdeki 10 yıl içinde, 192 milyar dolarlık kümülatif değer üretimine sahip her şeyin interneti, kamu sektöründe 22,7 milyar olacak. Bu doğrultuda, Cisco Türkiye olarak, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak, 500 milyar ABD dolarına ihracat yapmak ve kişi başına düşen GSYİH’yı 25 bin dolara çıkarmak olan Türkiye Cumhuriyeti 100. yılı 2023 hedeflerini tüm gücüyle desteklemeye devam edeceğiz. Bu hedefe paralel olarak dijitalleşmeye tüm gücümüzle katkı sağlamaya devam edeceğiz. Cisco’nun dijital dönüşüm stratejisi üç alana odaklanıyor: Yeni müşteri deneyimleri, yenilikçi iş modelleri ve yenilikçi bir iş gücü yaratmak…Cisco’da biz müşterilerimizin kendi işlerini dönüştürmeleri için ihtiyaç duydukları ürün, çözüm ve hizmetleri sunuyoruz. Ürün portföyümüz nesneler, insanlar ve iş modellerini birbirine bağlarken çözüm ve hizmetlerimiz dijitial dönüşümü hızlandırmalarına yardımcı oluyor. Müşterilerimize bu yeni deneyimleri sunabilmek ve yeni iş modelleri geliştirebilmek için kendi BT süreçlerimizi diğer iş birimleri ile bir arada çalışabilecek bir hale getirdik. Böylece tüm iş birimlerimizde değer önerilerimizi sadeleştirirken; daha sade ve otomatize tedarik zinciri süreçleri ile daha üretken, verimli ve gözle görülür şekilde hatasız talep planlaması, gerçek zamanlı envanter yönetimi ve güvenilir bir tedarik süreci yaratabildik. Ayrıca maliyetlerimizi azaltırken değişim hızımızı artırabildik. Gerçek zamanlı ve etkin iş kararları için veriyi anlayabileceğimiz bir iş diline dönüştürdük ve karar vericilerimizin erişebileceği hale getirdik. Örneğin; iş akış süreçlerinin özetlerine ve performans ölçüm araçlarına yöneticilerimiz tamamen dijital ortamda ulaşabiliyor. Dijital dönüşümün merkezinde ise insanlar ve organizasyon kültürü bulunuyor. Daha sanal, iş birliğini destekleyen, esnek ve üretken bir iş gücü için çalışma şekillerimizi de dijitalleştiriyoruz. Esnek çalışma ile personelimiz daha uzun süre bizimle çalışıyor. Bu sayede her yıl dünya çapında 277 milyon dolar tasarruf ediyoruz. Fiziksel alanlarımızı çalışma şekillerimize uygun olması için WebEx, video konferans gibi dijital araçları saniyeler içinde kullanabileceğimiz bir ortam yarattık. Bu araçlar sayesinde çalışanlarımızın yüzde 67’si daha verimli çalıştıklarını söylerken şirket olarak gayrimenkul harcamalarımızı yüzde 40 oranında azaltmayı başardık. İşgücümüzü dönüştürmeye ek olarak ana iş süreçlerimizi de dönüştürmeye odaklanıyoruz. İşlerimizi daha hızlı, daha verimli ve daha düşük maliyetlerle yapıp daha iyi sonuçlar almak için dijital araçlar, iç görüler ve analizi kullanıyoruz. Üretim tarafında baktığımızda da bir fabrikamızı şu anda pilot uygulama olarak “Geleceğin Fabrikası” haline getirdik. Fabrikanın yerlerine 1300 tane takip, görüntüleme ve uyarı yapan sensör yerleştirdik. Ayrıca daha az karbon ayak izi ile daha temiz bir fabrika yaratmak için güç tüketimini ölçen, izleyen ve yöneten bulut tabanlı bir uygulama
kullanıyoruz. Bu uygulamaları diğer fabrikalarımızda da gerçekleştirerek yüzde 2030 arasında güç tasarrufu ve yıllık 1 milyon dolardan fazla maliyet tasarrufu yapacağımızı öngörüyoruz.

Şu anda odaklandığınız ana alanlar nelerdir? Yatırımlarınızı hangi konulara yoğunlaştırıyorsunuz?

Türkiye’de Cisco kamu, ticari pazarlar, servis sağlayıcılar, finans ve büyük işletmeler olmak üzere 4 alanda varlık gösterirken sunduğu ürün ve servisler bazında 6 alana odaklanıyor; güvenlik, iş birliği, dijitalleşme, bulut/büyük veri, enterprise networking, kurumsal sosyal sorumluluk. Yatırımlarımızı müşterilerimizi, olması gerekeni bilmedikleri yepyeni teknolojilere yönlendirmek üzere inovasyonu ve dijital
leşmeyi merkeze alarak bu alanlar doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Bu yatırımlardan en önemlisi Nisan ayında açılışını gerçekleştirdiğimiz Cisco İnovasyon Merkezi oldu. Bildiğiniz üzere ülkemiz dünyanın 10’uncu büyük ekonomisi olma yolunda ilerlerken, biz Cisco’nun dünyadaki 11’inci İnovasyon Merkezini İstanbul’da açtık. Diğer merkezler Barcelona, Berlin, Londra, Paris, Perth, Rio de Janeiro, Manchester, Tokyo, Toronto ve Sydney’de bulunuyor. Bu merkezin hikayesi dijital dönüşüm çağında müşterilerimizin problemlerini inovasyon ile çözmek vizyonu ile başladı. Cisco İstanbul İnovasyon Merkezi, sektörlerin yaşadıkları zorluklara ve sorunlara çözüm üreterek Türkiye’nin hızla gelişen inovasyon ortamı için ufuk açıcı bir mihenk taşı olacak. Amacımız dijital dönüşüm çağında müşterilerimizin sıkıntılarını birlikte çözmek. Bunun yanı sıra Türkiye ekonomisinin güçlü yönleri ve Türkiye yeteneklerini Cisco teknolojisi ile birleştirmeyi de hedefliyoruz bu merkezde. Cisco İnovasyon Merkezi’ni, Türkiye’ye ve buradaki iş ortaklarımıza olan bağlılığımızın bir simgesi olarak görüyoruz. Önemli misyonlarımızdan bir tanesi de Türkiye’deki yerel start-up’ları yüksek katma değerli dijital çözümler üretmeleri için desteklemek ve bu çözümleri kendi global portföyümüze ekleyerek dünyaya açılmalarına yardımcı olmak. İnovasyon Merkezi’nde her biri konularında uzman, teknolojiyi ve sektörel zorlulukları yakından bilen iş geliştirme, proje yönetimi ve mühendislik alanlarında yetkin bir ekip çalışıyor. Türkiye’deki ekibimiz aynı zamanda dünyadaki diğer inovasyon merkezlerindeki ekiplerimiz yanında Türkiye’deki teknik ekiplerimizle de iş birliği içinde çalışarak hem global hem yerel bilgi birikimi ve tecrübeyle birlikte çalışıyorlar. Önümüzdeki 10 yıl içinde özel sektörde dijital dönüşüm perakende, enerji, finans, sanayi, hizmet ve sağlık sektörlerinde 23.8
trilyon dolar katma değer yaratacak. Türkiye’nin bu değerden alacağı pay sadece yüzde 1. Bu oranı artırmak için güçlü olduğumuz sektörlere odaklanılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle Cisco inovasyon merkezinde de öncelikle Türkiye’nin de güçlü olduğu lojistik, taşımacılık, üretim ve enerji sektörlerine odaklanıyoruz. İnovasyona yatırımla birlikte eğitime yatırımın çok değerli olduğunu inanıyoruz. Bildiğiniz üzere Cisco, küresel olarak kurumsal sosyal sorumluluk alanında lider bir şirket. Bugüne dek Cisco Networking Academy programı aracılığıyla 180 ülkede 1,8 milyonu aşkın öğrenciye BT ve kariyer becerileri kazandırıldı. Bu eğitim programı Türkiye’de de tüm hızıyla sürüyor. Türkiye’de şimdiye dek 65.000’den fazla öğrenciye ulaşmış olmanın gururunu yaşıyoruz.