Hasan Aslanoba Tecrübe Paylaşımı Toplantılarının Konuğu Ooldu

Türkiye’de internet girişimlerine en fazla yatırım yapan isim olarak öne çıkan Hasan Aslanoba, Tecrübe Paylaşımı Toplantıları’nın Şubat ayı konuğu oldu.

Odeabank ADK Grup Müdürü Akın Adıyaman, Sempeak, Genel Müdürü Altan Çolak, Sacred7Travel Sahibi Ayşe Kaynarcalı, McKinsey İş Analisti İlay Karateke, UCS Bilişim Direktörü İlkay Katırcıoğlu, Özgür Buldum Prodüksiyon’un sahibi Özgür Buldum, Vodafone Operasyondan sorumlu Genel Müdürü Rasim Karas, Nixxis, Kurucu Ortağı Volkan Yılma ve IMI Conferences Genel Müdürü Meltem Karateke’nin katıldığı buluşmada Hasan Aslanoba ilham verici iş tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.

Babasının bir su dolum fabrikasının işletmesini üstlenmesiyle birlikte su serüveni başlayan Hasan Aslanoba, Erikli ile başlayıp, kendisini “İnterneti Zıplatan Adam” olmaya götüren süreci anlattı.

Belediyeye ait, cam şişe dolumu yapılan çok küçük bir su fabrikasını işlettiği dönemde, belediyenin karlılığı görüp kiralamaktan vazgeçmesi sonucu bu işte gelecek görüp kendi fabrikasını kuran babası, bölgenin adı olan Erikli’yi de marka olarak adı olarak belirlemiş.

Önce cam, ardından pet şişelerin kullanılmaya başlandığı süre içinde, yanlış yatırımları da tecrübe ettiklerini belirten Aslanoba bu dönemleri şu sözlerle anlatıyor: “Bursa’da Uludağ’ın suyunu satıyor olmak hem imaj olarak hem de kalite olarak çok avantajlıydı. Ancak babamla birlikte çalışırken işle ilgili olarak ters düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda da yönetimi bana bıraktı ama işlerin kötüye gideceğini düşünüyordu. Sonrasında Sağlık Bakanlığı dökme suyu yasaklamasıyla damacana piyasası başladı. O tendi de yakaladık. Bu iş için henüz Türkiye’de olmayan ilk makineyi Amerika’dan getirtmiştim.

“Köy kahvelerinde bir politikacı gibi konuşmalar yapmak durumunda kaldım”

2000’li yılların başında damacana ve pette pazarın lideri konumuna gelen Erikli’yi sürekli çalışarak, risk alarak, uzun vadeli krediler alıp ve işe yatırım yaparak büyüttüklerini belirten Aslanoba, suyun çok iyi yönetilmesi gereken hassas bir konu olduğunun altına çizdi ve şunları söyledi.  “ Bölgedeki köylülerle işbirliği yapmak zorundasınız ve onların da kendi içlerinde farklı dinamikleri var. Zaman zaman köy kahvelerinde bir politikacı gibi konuşmalar yapmak durumunda kaldım. Tüpgaz bayileriyle anlaşmamız işin ilk dönemlerinde yükselmesinde çok faydalı oldu. Diğer bir stratejik anlaşmayı da Sasa ile yaptım. O dönemde Coca Cola gibi firmalar kendi şişelerini üretmeye başlayınca Sasa’nın üretim makineleri atıl kalmıştı. Biz de onlardan aldığımız makinelerle üretim yaptık.”

2006 yılında Erikli- Nestle Waters ortaklığı yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

“İşler büyüyünce üçüncü fabrikayı açmak zorunda kaldık. Babam fazla büyük olduğu için fabrikaya karşı çıkmıştı ama o fabrika, etrafındaki araziler de alınarak beş kez daha büyüdü. Şu anda hala dünya çapında bir fabrika konumunda. Bu haliyle Nestle Waters’a teslim ettik.”

2006 yılında Erikli- Nestle Waters ortaklığının gerçekleşmesinin ardından 3 sene kadar şirketin CEO’su olarak devam etme zorunluluğu bulunan Aslanoba   “mutlu bir evlilik” olarak tanımladığı bu işbirliğinin ilk dönemlerinde yaşadığı sonlara da değindi.  “Bu süre içinde 4 farklı şirket kültürünü birleştirmeye yönelik entegrasyon sorunlarıyla uğraşmak zorunda kaldım. Ancak bir yandan da şirket büyümeye devam etti ve 3 yılın sonunda ortaklığı devam ettirme kararı aldık.”

“3 senede yapılan yatırımların %38’ini tek başıma yaptım.”

2013 – 2015 arasındaki 3 yıla damgasını vuran Hasan Aslanoba, o dönemde Türkiyede start-uplara yapılan toplam 170 milyon dolarlık yatırımın 65 milyon dolarını tek başına yaptı.

“2011 yılında teknoloji tarafındaki hareketliliği fark ettim. Ben burada olmalıyım dedim. Erikli’nin büyümesinde de CRM tarafının çok etkisi olmuştu. Bursa’nın en teknolojik firmasıydık diyebilirim. Çağrı merkezinin ciddi bir bilgi işlem altyapısı vardı. Bine yakın damacana bayisinin işlerini yapmalarını kolaylaştıran bir sistemdi. Bu anlamda bilgi teknolojilerine çok uzak değildim. 2012 yılında Erikli’deki CEO’luk görevinden ayrıldım ve 2013 yılında yatırımlara başladım. Başlangıçta yatırımlar için ayırdığım bütçe 20 milyon dolar civarındayken,  şu ana kadar 80 milyon civarına ulaştı.”

“Tazedirekt çok sevdiğim ve çok inandığım bir projeydi.”

Yatırım tarafı dışında girişimcilik tarafı da bulunan ancak bu tarafın başarısızlık hikayelerini de içerdiğini açık yüreklilikle dile getiren Aslanoba bu süreci şöyle anlattı: “Tam olarak odaklanmadan bir işe girişmenin bu tür sonuçları olabiliyor. Tarım ve hayvancılık konusunda bazı girişimlerim oldu. Bunlardan biri de Tazedirekt projesiydi. Bu proje benim çok sevdiğim ve çok inandığım bir projeydi. Çok fazla yatırım yaptık. Müşteri deneyimini mükemmelleştirdik ama ciddi oranda para kaybediyorduk. Bir noktada istemeyerek bitirmek durumunda kaldım.

Diğer girişimim Webnak hala devam ediyor. Ona çok daha iyi odaklanabildim. Webnak bir pazaryeri modeli. Bir tarafta şirketler, bir tarafta kamyoncu esnafı var. Çok büyük bir pazara hitap ediyor. Sistem  algoritmalarıyla kamyoncunun konumu, işe yakınlığı, dönüş yeri gibi bilgileri tespit edebiliyoruz. Sistem, 1 asıl, 3 yedek toplam 4 teklif alıyor. Son anlaşma yine konuşarak gerçekleşiyor. İlk taşımaya riskli ürünleri vermiyoruz. İşi öğrendikçe algoritmaların güveli olanları önceliklendirdiği bir sistem oluşturduk. Unun zamandır bir güvenlik sorunu yaşamıyoruz.

Aylık olarak kamyoncu sayısı 1200’ler civarında, ödeme yapan müşteri sayısı 300’e yakın. 80 bine yakın üye var. Günde yaklaşık 100 taşıma yapabiliyoruz. Bu varmak istediğim yere göre az bir sayı.”

“Artık fikirlerden çok, kurucu ekiplere önem veriyorum”

Yatırımlarınızı yaparken yanlış yaptığınızı düşündüğünüz 3 konu başlığı neydi sorusu üzerine başlangıçta fikirleri dikkate alırken, sonrasında asıl önemli olanın kurucu ekip olduğunu fark ettim diyen Aslanoba sözlerini şöyle sürdürdü: “Projenin gerçekleşmiş olması gerekiyor. İşin büyük pazarda büyük bir sorunu çözmüş olması gerekiyor. Alıcısı ve karşılığı olan bir değer ortaya koymuş olması gerekiyor. En fazla hatayı,  fikirlere öncelik vermek ve ivmelenmemiş bir projeye yatırım yapmak anlamında yaptığımı düşünüyorum.

İkinci olarak yurt dışını biraz daha erken görmek isterdim. Türkiye’de farkında olmadığım çok büyük bir risk aldım. Parayı takip eden yatırımlar için daha fazla tutmam gerekirdi. Gayrimenkul yatırımlarımdan istediğim hızda çıkamadım. Neyse ki ilk yatırımcısı olduğum projeler sonrasında farklı yatırımlar almaya devam etti.”