Sağlık

“ÇOCUKLUK ÇAĞI AŞILAMALARI NİÇİN ÖNEMLİDİR?”

Aşılar, hastalık yapma yeteneği yok edilmiş veya öldürülmüş mikroorganizmaların kendisinden veya belli bölümlerinden hazırlanan süspansiyonların organizmaya verilmesiyle bağışıklık yanıtı oluşturan ve canlının enfeksiyon hastalıklarından korunmasını sağlayan bileşiklerdir. Günümüzde ise pek çok bulaşıcı hastalığa karşı yeni aşılar üretilmiş ve yaygın olarak kullanılmaktadır.

Aşı ile korunulabilen hastalıklar sebebi ile her yıl tüm dünyada çok sayıda insan ölmektedir. Aşılamada temel amaç; toplumda, özellikle bebek ve çocuklarda aşı ile korunulabilir hastalıkların ortaya çıkışını engellemek, dolayısıyla bu hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin ve sakatlıkların önüne geçmektir. Uzun vadede hedef ise hastalığın toplumdan tamamen yok edilmesidir. Küresel düzeyde bağışıklama hizmetlerinin ilk başarısı 1977’den itibaren çiçek hastalığının tüm dünyadan eradike edilmesidir. Yapılan tahminlere göre 350 milyon yeni çiçek vakasının ve 40 milyon çiçek hastalığına bağlı ölümün önüne geçilmiştir.

Aşılanmamış çocukların bağışıklık sistemi, hastalıklarla savaşmada yetersiz kalabilir.

Yenidoğan bebekler annelerinden geçen antikorlar sayesinde pek çok hastalığa karşı bağışıklık kazanmış olarak doğarlar. Ancak anneden geçen bağışıklık doğumdan itibaren giderek azalarak yaşamın ilk yılında büyük oranda kaybolur.  Aşılanmamış çocukların bağışıklık sistemi, hastalıklarla savaşmada yetersiz kalabilir.

Sağlık Bakanlığımızın Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında difteri, boğmaca, tetanoz, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, poliomyelit (çocuk felci), hepatit A, hepatit B, suçiçeği gibi hastalıkların ve bu hastalıklardan kaynaklanan bebek ve çocuk ölümlerinin ve sakatlıkların engellenmesi hatta tamamen ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Bu amaçla hassas yaş gruplarına enfeksiyona yakalanmalarından önce ulaşıp bağışıklanmalarını sağlamak için hizmet verilmektedir.

Günümüzde bağışıklama hizmetleri ile ülkemizin de içinde bulunduğu Avrupa bölgesinde 1998 yılından itibaren çocuk felci eradike edilmiş ve bu durum devam ettirilmektedir. Diğer aşı ile önlenebilen hastalıkların kontrolünde de önemli bir yol alınmıştır. Türkiye‘de 2001’de 30 bin 509 olan kızamık vakaları etkin aşılama sonrası 2016 yılı itibarıyla 9 vakaya gerilemiştir, difteri ise 2011’de görülen bir vaka ve ölüm haricinde 2004’ten bu yana görülmemektedir. Hepatit A ve B, boğmaca, suçiçeği, kabakulak ve kızamıkçık vaka görülme sıklıkları da oldukça azalmıştır.

Doç. Dr. Yasemin Çağ,
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi,

Çocukluk çağında aşılanmayan bireyler, enfeksiyonları ileri yaşlarda daha ağır geçirebilirler.

Çocukluk çağında aşılama yapılmayan bireyler kızamık, kabakulak ve hepatit A gibi enfeksiyonları ileri yaşlarda ağır bir şekilde geçirebilirler. Doğurganlık dönemindeki kadınlar kızamıkçık veya su çiçeğine karşı bağışık değiller ise gebelik döneminde geçirilen infeksiyon anne karınındaki bebek için risk oluşturmaktadır. Tetanoz vakaları günümüzde aşısız olan bireylerde halen görülmektedir. Hepatit B’de ise siroz ve karaciğer kanseri riski gelişme riski mevcuttur.

Aşılama karşıtı grupların bilimsel dayanağı bulunmyor

Tüm bu sonuçlara ve aşılamayla elde edilen başarılara rağmen, hiçbir bilimsel dayanağı olmadan, aşılama karşıtı bazı grupların sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamalar, aşılama konusunda ebeveynlerde az da olsa tereddütlere yol açmaktadır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığınca aşı ile ilgili düzenlemeler yapılırken dünyadaki bilimsel gelişmeler takip edilmekte ve akademisyenlerden oluşan Bağışıklama Danışma Kurulu’nun tavsiyeleri dikkate alınmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalara göre aşılar son derece güvenilir ajanlardır. Üretim ve dağıtım aşamalarında çok sıkı kontrolden geçmektedir.

Aşıların kendilerine veya bileşenlerine bağlı enjeksiyon yerinde ağrı, şişlik, kızarıklık, ateş, kırgınlık ve huzursuzluk gibi hafif yan etkiler görülebilir. Ciddi yan etkiler ise çok nadir olarak görülmektedir. Aşılamanın başka hastalıklara neden olduğuna dair bilimsel kanıt mevcut değildir. Hastalıklara bağlı ortaya çıkabilecek komplikasyonlar aşıya bağlı ortaya çıkabilecek olası komplikasyonlardan çok daha sık ve ciddi boyuttadır. Tiyomersal (sodyum etil-civa tiyosalisilat), organik bir civa bileşiğidir. Bazı aşıları içeriğide bağışık yanıtı arttırmak amacıyla kullanılmaktadır ve miktarı civa toksisitesi yapabilecek düzeyde değildir.

Etkin ve güvenilir aşısı olan hastalıklara karşı bağışıklanmak her çocuğun hakkıdır

Sonuç olarak aşılama bulaşıcı hastalıklarından korunmada en etkili ve güvenli koruyucu sağlık hizmetlerindendir. Aşılama ile  aşılanmış bireyin koruması yanında aynı zamanda enfeksiyona duyarlı bireylerin toplumdaki sayısı azaltılarak etkenin yayılımı engellenmektedir. Aşılanmayan çocuklar kendileri etkene bağlı hastalık, sakatlık ve ölüm riski ile karşı karşıya kaldıkları gibi hastalığın toplumda yayılması için de risk oluşturmaktadırlar. Malesef bulaşıcı hastalıkların tümüne karşı etkin aşı mevcut değildir. Günümüz modern dünyasında etkin ve güvenilir aşısı olan hastalıklara karşı bağışıklanmak her çocuğun hakkıdır.

Doç. Dr. Yasemin Çağ

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi,

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi