Yerli yazılım tercihi, ekonomik ve stratejik önem taşıyor

Teknoloji ve bilgi odaklı yeni ekonomik düzenin önde gelen sektörlerinden biri olan yazılım sektörü, özellikle Türkiye gibi genç nüfus avantajına ve gelişme potansiyeline sahip ülkeler için önem arz ediyor.

Yazılım sektörünün Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal kalkınma sürecinde stratejik bir önem taşıyan yazılım sektöründe millileşme ise son dönemlerin en fazla konuşulan konuları arasında yer alıyor.

Yabancı bilişim firmaları tarafından Türk firmalarına uygulanmak istenen siyasi kaynaklı kısıtlama ve ambargolar ise, yerli yazılımın önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Türkiye’de hizmet veren yazılım üreticilerinin, yurt dışı kaynaklı yazılımlara alternatif ürünleri geliştirebilecek insan kaynağına, bilgi birikimine ve altyapıya sahip olduğu, ancak bu alanda yolun çok başında olduğu ise herkesin hemfikir olduğu bir nokta. Bir diğer konu da, bugüne kadar, Türk yazılım firmaları genelde iş yazılımları üzerinde çalışmalar yapıyor olması ve önümüzdeki dönemde işletim sistemi ve ofis uygulamaları çözümlerine de odaklanılması gerekliliği.

Yerli yazılım ekonomik gerekliliğin dışında, güvenlik faktörü açısından da büyük önem arz ediyor.

Şirketler için hayati önem taşıyan veri kayıplarının önüne geçebilmek, yerli yazılım konusunda stratejik kararlar almayı gerekli kılan en önemli faktör konumunda.

TUBİSAD tarafından açıklanan verilere göre 2016 yılında mobil telefon pazarı dışarıda tutulduğunda BT Yazılım ihracatı 2.041 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, bu ihracatın %56’sı Orta Doğu ve Afrika pazarına yapıldı.

Türkiye’nin 2023 hedeflerinde ise % 50 yerli ürün kullanımı, bilişim sektörünün GSYH’ın % 8’ine ulaşması hedefleniyor.

Bu hedefe ulaşmak hem devlet teşvikleriyle alternatif milli yazılımların desteklenmesini sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasına hem de ülkemizdeki büyük firmaların ve Kobilerin yerli yazılımlar kullanma konusundaki eğilimlerine bağlı.

Ayrıca Ar-Ge faaliyetlerinin kapasitesini ve kalitesini yükseltmek, yazılım sektöründe yapılabilecek çalışmalarda üniversite- sanayi işbirlikleri ve sektörün gelişimine yönelik yasal düzenlemelere hız vermek de hedeflenen seviyeye ulaşmak açısından kritik faktörler arasında yer alıyor.

Yerli yazılım ihtiyaçlara özel esnek yapı sunabiliyor

Yerli yazılımın kurumlara sunduğu bir diğer avantaj, farklı ülkelerin koşul

larına göre hazırlanmış global yazılımlardan farklı olarak, yerel mevzuata ve koşullara hızlı adapte olabilmesi, daha esnek bir yapıyla verimliliği geliştirerek kurumlara kârlılık artışı sağlaması olarak gösterilebilir.

Kurumun ihtiyacına özel çözümler sunabilmesi, hatta bazı durumlarda geliştirme ve bakım maliyetlerinin daha düşük olabilmesi de kurumlara sağlayacağı avantajlar arasında yer alıyor.

Teknolojinin temel unsurlardan biri olduğu çağrı merkezi sektörü de gerek geliştirdiği gerekse kullandığı yazılımlarla bu millileşme sürecinde önemli oyuncuları ve fırsatları barındırıyor.

 

Tamer Gülce, Formalis Genel Müdürü

Global markalaşma için ise artık üretmek yetmiyor, keşfetmek gerekiyor.

Güçlü ekonomi, pazar olarak sadece ülkemizi değil tüm dünyayı gören markalarınız varsa mümkün. Aksi durumda nitelikli veya niteliksiz ve ucuz iş gücü sağlamaktan öteye gidilemiyor.

Global markalaşma için ise artık üretmek yetmiyor. Keşfetmek gerekiyor. Çünkü keşfettiğiniz ölçüde katma değeriniz artıyor. Keşfetmek için ise ideal alanlardan biri yazılım. Elinizde yetkin yazılım uzmanları varsa, iyi bir iş planı ile katma değeri %100’e dek çıkartabilirsiniz.

Ülkemizin geleceği ancak bu bilinçlenme ile aydınlanabilir. Aksi durumda bugünkü çocuklar ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar ancak (beyaz veya mavi yaka) işçi olacaklar. Mühendisler  tasarlamak yerine monte etmekle, kurmakla, satmakla yetinecekler. Katma değeriniz ne kadar az ise, o derece vasıfsızlaşan bir iş gücü ülkesine dönüşeceğiz.

Global yazılım markalarımız olabilmesi için yerli yazılımı desteklemek gerekiyor. Yerli ürünlere yapılan yatırım, ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Alanlarında daha iyiyi başarmış ürünlerimiz var, destek hizmetleri hemen yanı başımızda. Bizim ürünlerimizi dünya tercih edebiliyorken kendi ülkemizde neden tercih edilmesin.

Hayranlık duyulan global yazılımların çöplüğüne dönüşmüş kurumların sayısı az değil. Pek çok “teknoloji” ürettiğini iddia eden global yazılım firması ağırlıklı olarak pazarlama firmasına dönüşüyor. Küçük firmaları satın alıp pazarlama ağlarına koyuyorlar. Başarılı olmadıysa ilgili yazılımı sonlandırıyorlar. Ülke temsilcilikleri satış ofisine dönüşüyor. Destek danışmanlık daha da kısıtlı hale geliyor. Partner ağlarının etkinliği azalıyor. Azalan marjlar kaliteyi etkiliyor.

Oysa yerli yazılım üreticisi olarak bizlerin heyecanı dorukta, hırsla, sabırla ama bilgece nasıl daha iyisini yapacağımızı planlayıp üretiyoruz. Başarılı da oluyoruz.

 

Gökhan Yazıcı, Karel Stratejik Planlama Lideri

Bilgi güvenliği ve gizlilik, güvenilir iç kaynaklara dönmeyi gerektiriyor.

Bilişim çağında bir ülkenin teknolojiyi sadece kullanıyor olması, geleceği kaçırması ve sayısız tehditle karşı karşıya kalmayı peşinen kabul etmesi anlamına geliyor. Bu nedenle yüksek teknoloji, gelişmiş ülkelerin en çok yatırım yaptığı alanlar arasında en üst sıralarda yer alıyor. Öte yandan, bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve kullanımının artması siber güvenlik konusunun giderek daha önemli hale gelmesine neden oluyor. Zira, yeni bir dünya savaşının bilişim altyapısı ve silahları ile olacağı öngörüsü artık gerçeklik kazandı.

IP iletişim ekipman ve uygulamalarında kasten ya da kasıt dışı oluşan güvenlik açıkları bilgi güvenliği ve gizliliğini tehdit ediyor. Ülkelerin ve özellikle istihbarat örgütlerinin bilinen ve yaygın kullanımdaki internet servislerinden, kendi ülkelerinde üretilen yazılım ve donanımlardan yararlanarak istihbarat topladıklarını, hassas bilgilere eriştiklerini biliyoruz. Bu tip vakaların son yıllarda sayıca artması, daha önceleri ticari kaygılar ya da yönetim hataları nedeni ile göz ardı edilebilen bilgi güvenliği risklerinin, aslında kurumların ve ülkelerin varlıkları üzerinde ne denli etkili olabileceklerini gösteriyor. Bugün, veri sızdırma ve zarar verici atak kayıtları artık birçok ülkede kamuya açık bilgiler haline geldi. Hatta ülkemizde de yaygın kullanılan güvenlik ürünlerinde tespit edilen açıkların pek çok defa basına yansıdığını, üretici firmaların da bunu  reddetmediklerine tanıklık ediyoruz.

Tüm bunlar bize Türkiye’nin artık teknoloji alanında, iletişim ve bilişim altyapılarından, yazılım, donanım ve uygulama sistemleri açısında yerli ürünlere, açık kaynak kodlu, hatta özgür yazılım türü ürünlere ve güvenilir iç kaynaklara dönmesinin zamanı geldiğini işaret ediyor.

 

Güray ÖREN, SYS, Genel Müdür Yardımcısı

Yerli yazılım sadece ülkenin ekonomisi için değil,  güvenliği için de gerekli

Türkiye’de de kendi teknolojisini üreten yerli yazılım firmalarının olduğu ve bu firmaların da tüm ihtiyaçlara yönelik yazılım geliştirebilecekleri gerçeği göz ardı edilmemelidir. Yazılımın ülke ekonomisine katkısının yanı sıra ülke güvenliğine olan katkılarının da altını çizmemiz gerekmektedir.

Yazılımlar şirketlerin ve hatta ülkelerin kilit noktalarıdır. Türkiye’de birçok önemli kamu ve özel sektör kuruluşları yerli ya da yabancı sermayeli firmalar ile çalışmaktadır. Yerli yazılım firmaları; yabancı yazılım firmalarının vermiş olduğu kaliteden çok daha kaliteli hizmet vermektedir.

Özellikle kritik konumdaki kamu kuruluşlarının milli yazılımları tercih etmeleri hem ülke menfaatleri hem de gizlilik açısından önem taşımaktadır.

Yerli yazılımın gelişmesindeki en büyük engellerden birisi; büyük firmaların marka düşkünlükleri ve işlevsellik (kolay kullanım) takıntısıdır. Oysa başka kültürlerin iş yapma şekline göre tasarlanmış paket yazılımları alıp kendi ülkenizde, sektörünüzde ve sizin kurumunuzda uygularken, sizin rutinlerinizde olmayan araçlara çokça para ödemek zorunda kalırsınız.